Sporu sadece dilde seviyoruz!


2 milyon nüfusa sahip memleketimiz Şanlıurfa'yı her zaman sahipsizliğe ile gündeme getiriyoruz. 2 milyon insanın yaşadığı ve gençliğin en yoğun olduğu ilimizde ne yazık ki spor branşlarında son sıralardayız. 

Özellikle futbola olan ilgimizi sosyal medyada sık sık dile getiriyoruz. İlimizin en köklü kulübü 50 yıllık çınarın geçtiğimiz günlerde olağanüstü kongresi vardı. 

Ne yazık ki o gün delegeler evde uykuda kaldı. Kimse kendini rahatsız edip kongreye gelme ihtiyacı bile duymadı. Kongreye gelen kişiler iki elin parmak sayısını geçmez. Gelenler elini taşın altına koyan başkan adayı Mehmet Yılmaz ve yanındakiler oldu. Onun dışında kimse kongrenin olduğu GAP Vadisi tesislerine gelme nezaketinde bulunmadı.

Binlerce taraftarı olan bir takıma neden kimse sahip çıkmıyor? Kimse sizden büyük bir başarı beklemiyor. Borçlar bir dağ gibi duruyor olabilir. Bu borçları kapatmak için iyi bir planlama yapılması gerekiyor. Bu borçlar varken kimse takımdan 3-4 yıl başarı beklemesin. Kulübün 62 milyon TL civarında borcu olduğu söyleniyor. 

Süper Lig ekibi olmayan bir takımın bu kadar büyük bir borç altına nasıl girdiğini bilmiyoruz. Beceriksiz yöneticiler mi yaptı; yoksa sadece kişisel egolarını düşünen kişiler mi takımı bu hale getirdi? bilemeyiz. Çıkmışız ortalıkta konuşuyoruz, "Efsane Başkan takıma sahip çık!" diye. Önüne engel koyan mı var sanki? Çıksın, "Ben de bu yarışta varım!" desin. Projelerini açıklasın ve geleceğin planlamasını yapsın. Yok geçmişte böyle yapmış, yok şöyle çalışmış diye eskilere gitmenin bir manası yok. Bize bugün ve yarın lazım, "Ben bu işin altından çıkarım" diyen bir babayiğit aranıyor. 

Bu aday olacak kişiye şehir olarak tümden destek vermek gerekiyor. Borçları kapatmak için kılı kırk yararak çalışmak gerekiyor. Transfer çalışmalarını yaparken, ince eleyip sık dokumak gerekiyor. 

Eğer paramız yoksa oyuncuya bonservis vermeden almanın yollarını bulacaksın. Gerekirse altyapıdan ve amatör takımlarımızdan tecrübeli ve yetenekli oyuncuları takıma dahil ederek borç yükünü azaltmanın yollarını bulacaksınız. 

Eğer Başkan olacak kişi geçmişte yapılan hataları yapacaksa, hiç aday olmasın. Geçmişte Başkan adayı olanlar, "Takımı şampiyon yapacağız" diyerek 20'nin üzerinde oyuncu transferi yaparak kulübün var olan borç yükünü giderek artırdı. 

Başkanlıkta kaldıkları süre boyunca, "Takıma nasıl kalıcı getir sağlayabiliriz?" çalışmasını ben görmedim, siz gördüyseniz eğer bana bildirin.

Evet, başlıkta dediğim gibi sporu sadece dilde seviyoruz. İcraata gelince destek vermiyoruz. Maç günleri geldiğinde maçlara giden sayısı çok az, gelen kişiler de sahaya küfretmek için geliyor. Bütün enerjisini sahada boşaltıyor. 
Küfür ederek hem borç yükü artıyor hem de cezalar yüzünden takım seyircisiz maç oynama cezasına uğruyor. Eğer "Ben taraftarım" diyorsan formanı giyip, sahaya gelerek takıma sahip çıkacaksın ve en iyi şekilde 90 dakika boyunca destek vereceksin.
Sağlıcakla kalın...