Reklam
Reklam

Tutkunu olduğu sanattan vazgeçemiyor

Yaklaşık 3 bin yıldır gümüş işleme sanatı olan telkarideki yeteneği dolayısıyla UNESCO'nun "Yaşayan İnsan Hazineleri" ödülünü alan 77 yaşındaki Süryani Suphi Hindeyerli, sanatını büyük bir tutkuyla sürdürüyor.

 Tutkunu olduğu sanattan vazgeçemiyor
06 Ocak 2021 - 12:36
Gaz lambasının önünde 10 yaşında öğrendiği telkari sanatına ömrünü adayan Hindiyerli:
"Biraz yaşlandım. Gözlerim zayıfladı. Biraz zor ama idare etmeye çalıyorum. Son günüme ve nefesime kadar bu işi yürüteceğim"
Farklı din ve kültüre sahip insanların tarih boyunca bir arada yaşadığı Mardin'de, geleneksel el sanatlarından telkari sanatındaki yeteneğiyle "Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanteri"ne kaydedilen Mardin'de yaşayan Süryani Suphi Hindiyerli, tutkunu olduğu sanatından vazgeçmiyor. 

Bugüne kadar birçok ödül alan ve son olarak da UNESCO tarafından layık görülen ödülünü geçen yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden alan 77 yaşındaki Hindiyerli, ilerlemiş yaşına rağmen Anadolu'nun 3 bin yıllık telkari sanatını yaşatmaya devam ediyor.

Her gün Mardin Müzesinin yanındaki, Türk bayrağı, Beşiktaş takımının bayrağı ve Atatürk'ün "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarından bir kopmuş demektir" yazılı afişinin asılı olduğu iş yerini özenle açan Hindiyerli, ağabeyinden ve bazı ustalardan öğrendiği motifleri geleneksel yöntemlerle işleyerek yüzük, küpe, kolye ve anahtarlık gibi çeşitli ürünlere dönüştürüyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığına kayıtlı el sanatı ustaları arasında bulunan ve çocuk yaşlarda gönül verdiği sanatı yaşatmaya çalışırken kentin tanıtımına katkıda bulunmak için de çaba harcayan Hindiyerli, tutkunu olduğu sanatın unutulmamasını istiyor.

Bakanlığın desteğiyle birçok ülkede stantlar açarak bu sanatı tanıtan Hindiyerli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu sanatın odun ateşi üzerinde 3 bin yıl önce Mezopotamya bölgesinde krallar için yapıldığını söyledi.

- Ustalar yetiştirdi

"Bu bizim mesleğimiz, kültürümüz, medeniyetimiz." diyen Hindiyerli, kendisinin de 67 sene önce gaz lambasının üzerinde bu sanata başladığını belirtti.

İlk ustasının ağabeyi olduğunu, çıraklıktan kalfalığa geçiş yaptığını anlatan Hindiyerli, şöyle konuştu:

"O zaman telkari gümüş değildi. 25 sene telkariyi 14 ayar altından yapıp Anadolu'ya sattım. Allah Türkiye Cumhuriyeti'ne zeval vermesin. Bu telkariyi yaşatmak için çok para harcadı Türkiye. O kadar önem veriliyordu sanata. Bu bir sanat. Mustafa Kemal Paşam, 'Sanatsız kalan bir milletin hayat damarından biri kopmuş demektir' demiş."

Çeşitli dönemlerde 15 günlük imtihanın ardından yetiştirdiği çok sayıda Müslüman çırak ve kalfaya bu sanatı öğrettiğini aktaran Hindiyerli, yetiştirdiği 4 ustanın halk eğitim merkezlerinde eğitim verdiğini dile getirdi.

Kültür Turizm Bakanlığı Türk geleneksel el sanatları sanatkarı olarak bu sanatı ABD, Suudi Arabistan gibi dünyanın birçok şehrinde tanıttığı için mutlu olduğunu anlatan Hindiyerli, telkari sanatıyla büyüdüğü şehre vefa borcunu da kenti tanıtarak ödemeye çalıştığını bildirdi.

Hindiyerli, UNESCO tarafından layık görülen ödülünü de geçen yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden aldığını belirterek "Büyük bir gurur. Türkiye'de hiçbir kuyumcu Cumhurbaşkanımızın elinden ödül almamış." dedi.

- "Yeniden bu sanatın yaşatılmasını istiyorum"

Türkiye'nin bu sanatın yaşatılması için çok çaba harcadığını ifade eden Hindiyerli, şöyle konuştu:

"Kültür ve Turizm Bakanlığının kayıtlı el sanatkarıyım. Biraz yaşlandım. Gözlerim zayıfladı. Biraz zor ama idare etmeye çalıyorum. Bu sanata yazık. Allah Türkiye'ye zeval vermesin. Bunu yaşatmak için korkunç bir para harcadı. Yeniden bu sanatın yaşatılmasını istiyorum. UNESCO tarafından yaşayan insan hazinesi ödülünü aldım. Şimdi mümkün olduğu kadar son günüme ve nefesime kadar bu işi yürüteceğim."

YORUMLAR

  • 0 Yorum