Reklam
Reklam
Emine Berfin Maçça

Emine Berfin Maçça

Berfin'in Kalemi urfadegisim@gmail.com

Nerde duygularımızın adaleti?

27 Ekim 2020 - 09:14 - Güncelleme: 27 Ekim 2020 - 10:02

Hayatımız boyunca hep kanunların adaletsizliğinden yakınır dururuz, oysaki hiçbir zaman bir birimize, yapmış olduğumuz adaletsizliği düşünmedik, belki aklımıza bile gelmedi. İnsanoğlu çok mu çok bencildi her durumu, her yaptığını, kendine mubah kılacak kadar bencildi. Herkes mi diyeceksiniz? tabiî ki değil. Sadece hak etiklerinden fazla değer görenlerdi bencil olanlar. En çok onlar yargısızca infaz etiler suç unsuru ise değer verme yargısıydı.



En büyük adaletsizliği bize umut verip, sonrada hayatımızda bizi Yalnız bırakanlar oldu. Şimdi çıkmış birileri ülkenin adaletsizliğinden bahsediyorlar. Peki,  kendi içimizde bile birbirimize adaleti sağlayamazken,  bir ülkede sağlamak ne kadar mümkündü? Adalet yoktu, Aşkta yoktu, insanlıkta yoktu vicdanda, merhamete ve sevgide adalet yoktu!



Hiç bir anayasa mahkemesi, maddesinde geçmiyordu, insanlığın onuru, gururuyla, oynayanların ve insana en çok zarar veren bu durum, bir suç bile sayılmamaktaydı. Eksik olan sadece ülke adaletsizlimi sanıyorsunuz, Asıl eksik olan vicdan adaletsizliği değil midir?



Soruyorum sizce insanın duygu ve hayallerini öldürenler mi yoksa insanların hayatına son verenlermi daha suçluydular? İnsanları öldürenler kanun tarafından yargılanıyorken, duygularımızın hayallerimizin malum failleri için bir yargılama merceği bile yoktu. 



Onlar yıktıkları umutların üzerine en güzel şekilde mutluklarını kurup saltanat sürürken, arkalarında bıraktıkları enkazdan bihaber dağîlerdi ama haberleri olması gereken bir şey vardı, ilahi adalet belki bu gün değil yarın öbür gün muhakkak ilahi adalet karşısında yargılanacaklardır.



Şimdi tek bir kişi çıksın bana dünyada ve yer yüzündeki ki adaleti anlatsın. Biz karşımızdakine bile hakkaniyetle davranmazken, ne ilahi adaleti nede kanunların adaletini yargılamaya kimsenin hakkı yok. 



Adaletsizce davranılan duygularımızın, hayallerimizin, mutlarımızın, üzerine bir karış toprak atmaktan başka çare kalmıyorken, herkes bir düşünsün bakalım adaletin hangi penceresinden baktığına ve kendisiyle vicdan muhasebesini iyi yapsın işte belki o zaman adaletten, yargıdan, bahsedecek yüzleri olur.



Sevgiyle kalın.

Bu yazı 586 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum