Bir kez daha ciğerimiz yandı
Reklam
Reklam
Murat Doğan

Murat Doğan

Bir kez daha ciğerimiz yandı

27 Ocak 2020 - 08:59

Enkaz altında kalanları, korkudan evlerine giremeyip geceyi dışarıda geçirenleri ya da kurtulma şansını kaybedip yaşama umudunu yitirenleri görünce ciğerimiz bir kez daha yandı. Çocuklarına siper olup yine de çocuklarıyla birlikte enkaz altında kalarak hayatını kaybedenlerin durumunu görünce sözler boğazımızda düğümlendi, konuşamaz hale geldik. 

Daha İstanbul, Bingöl, Van depremlerinde kaybettiklerimizin acısı bitmezken son zamanlarda yine İstanbul'da, Manisa'da korkuyu yaşadık. Ancak en son da Elazığ'da korkuyla birlikte acıyı da yaşadık. 
Keşke binalar biraz daha sağlam olsaydı da bu korkuyu, acıyı yaşamamış olsaydık. Keşke bu depremi de can kaybı yaşamadan atlatsaydık. Ama yine şanslı olamadık. Bunların olmaması için de binaların çürük olmaması, depreme dayanıklı olması gerekir. Ancak ne yazık ki halen birçok bölgede dayanıksız binalar var. 

Bilindiği gibi ülkemiz fay hatları üzerinde olduğundan dolayı deprem yaşama riskimiz daha yüksek. Bu nedenle her zaman depreme hazır olmamız gerekir. Binaların yapıları deprem şiddetine dayanıklı olacak şekilde inşa edilmeli. Eski binalarda, şüphelenilen binalarda oturulmamalı. 

Depremde can kaybının yaşanmasını, hasarı en aza indirmek için önlem alabilmek mümkündür. Ancak binaların durumu, depremde ne yapılacağı ile ilgili eğitimler sadece depremden sonra gündeme geldiğini görüyoruz. Hangi binalar oturulamaz halde, hangi bina sağlamdır konusunda uzmanların ardı ardına açıklamaları oluyor. Bu açıklamalar bir süreliğine gündemde yerini alıyor. Ancak daha sonra yine dayanıksız binalarda oturulmaya devam ediyor. 

Keşke deprem yaşanmadan önce bu önlemleri alabilsek. Keşke en ufak bir şüphede binayı tahliye edebilsek. Keşke yapılan binalar daha sık denetlense. Keşke vatandaşlar bu konuda daha dikkatli olarak sağlam olduğuna emin olmayan binalarda oturmasa. Yine keşkeleri kullanıyoruz ama inşallah bu depremi kısa sürede unutmayız. Bu durumu göz önünde bulundurarak ona göre önlem alırız. 
 Gelelim Şanlıurfa'ya… Şanlıurfa, fay hatları üzerinde bulunmasa da çevredeki fay hatlarından etkilenen bir kenttir. Örneğin Adıyaman'dan geçen fay hattının direkt etkisinde kalabiliriz. Elazığ'daki depremden bile Şanlıurfa bu kadar etkilenmişse… Şanlıurfa'nın deprem bölgesinde olmaması deprem yaşanmayacak anlamına gelmez. Bu nedenle Şanlıurfa'daki binalar da denetlenmeli, depremlere hazırlıklı olmalı. Yeni yapılarda daha dikkatli olmalı. 
Depremde hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet yakınlarına başsağlığı dilerken, yaralılara da acil şifalar diliyorum. İnşallah böyle bir durumu bir daha yaşamayız.

YORUMLAR

  • 0 Yorum