Reklam
Reklam
Musa Kazım Özdilek

Musa Kazım Özdilek

urfadegisim@gmail.com

Virüsten daha tehlikeli olan hastalık 'cimrilik'

20 Ocak 2021 - 09:29

Bir gün bir arkadaşım anlatmıştı; Babası İstanbul Hukukta okurken sürekli arkadaşı ile yemeğe giderler ve her seferinde yemek parasını arkadaşın babası ödemektedir. Bu duruma canı sıkılan diğer arkadaş arkadaşına mahcup olmakla birlikte bir nebzede bu mahcubiyetten kurtarmak adına çok kez yemek yedik hep, sen ödüyorsun böyle olmaz bu seferde herke kendi hesabını kendi ödesin der ve güya sözüm ona akıllılık yaptığını düşünür.

Akıllılık değildir bu, bu bir hastalıktır. Seninkini yiyelim benimkiyle oynayalım hastalığı, kendi malını yiyemeyen, yediremeyen, sürekli olarak Dünyaya mal bekçiliği olarak gelmiş, yemediği malın arkasından öbür dünyaya göç eden İnsanların duçar olduğu zamandayız. Cimri insan asalak olarak geldiği Dünyadan asalak olarak gidecektir.  Maalesef, yeni yıla girmekle beraber, yeni şeylerin geleceğini, yeni umutların yeşereceğini bekliyor insan. Ama ne kadar zaman geçerse geçsin Bu cimrilik hastalığına çare bulunmadığı müddetçe, diğer hastalıkların önü arkası kesilmeyecektir.

Cimri derken sadece yemek yemek veya içmek anlamında gelmesin, öğretmenin cimrisi bilgisini esirger, ders saati neyse dışına çıkmaz, polisin cimrisi, mesai saati dışında görevini yapmaz, İmamın cimrisi, namaz vakti dışında camiyi kapatır. Doktorun cimrisi, hastayı tam iyileştirmez, Bugün baktığımız zaman, eğer insan işlerinde cimrilik yapmasaydı. Bugün Dünya başka yerde olurdu, Baba ve anne ebeveynlik noktasında cimrilik yapmasaydı, tertemiz insanların yetiştiği güzel bir dünyaya uyanabilirdik, Öğretmen cimrilik yapmasaydı, eğitimsizliğin önüne geçilmiş, medeni uygar bir topluma kavuşabilirdik, eğer imam cimrilik yapmasaydı bugün ki toplum daha günahsız temiz bir toplum olabilirdi, Eğer Polis cimrilik yapmasaydı, çevremizde  daha rahat ve güvenli bir şekilde dolaşabilirdik, buradan bunları o kadar çok çoğaltabilirim ki bütün meslek gruplarını ve bütün insanlığı bu sorunun içine sokabilirim.

Biz insanlar olarak bile çalışmanın cimriliğini yaptık, çalışmıyoruz, yorulmuyoruz, biz rahatsak, rahatsız olanlardan dahi rahatsız olmuyoruz. Başkasının yüzünde patlayan tokadı kendi yüzümüzde hissetmiyoruz. Başkaları açken tok yatabiliyoruz. Başkalarının dertleriyle dertlenmiyoruz. Ramazanda fitremizi, zekatımızı kırkta bir oranında veriyorsak bitiyor diyoruz değil mi?  Sadece ramazan da mı aklımıza geliyor aç insanlar, soğukta kalanlar, evsiz barksız çocuklar, dışarıya savrulmuş yuvalar, evet düşüncelerimizde bile cimrilik yapıyoruz.

Oysa Allah cömert olanları sever, cömertlik te bile sınır tanımayan her anlamda cömert olanlarınızı ama biz kendi kendimize bile cimriyiz. Devlet dağıtmakta cimri, memur görev yapmakta cimri, Belediye Belediyecilikte cimri, herkes bir şekilde cimriliğini cömertçe yapabiliyor.

Lakin ne var ki biz cimri olmasaydık, bugün Dünyada aç insan kalmaz ve savaşlar olmaz, çocuklar ölmez, kimse soğukta üşümeyebilirdi; Biz cimriliği yok etseydik, bu Dünya herkese yetebilirdi, altı üstü ekip biçip gidecektik, onu bile beceremedik, şimdi herkesin kendi kendisine şu soruyu sormasını istiyorum . “BEN GERÇEKTEN CÖMERTMİYİM” Biz ne kadar cömertiz, hırsızlıkta, yolsuzlukta, hak yemede, başkalarını öldürmede, çalışmamakta, rahatlıkta bizden daha cömerdine rastlayamazsınız…

Bir daha ki yazıda görüşmek dileğiyle, hoşça, mutluca ve sağlıkla kalın…


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum