Reklam
Reklam
Rabia Uyğur

Rabia Uyğur

kadın olmak
uygurmedya@gmail.com

Buda Paşa mı?

13 Nisan 2021 - 09:25

Kemal Sunal’ın Tosun Paşa filminde kullandığı ve günümüzde de birçok vatandaşımızın esprilerinde sıklıkla kullandığı ‘Buda Paşa’mı’ repliğini herhâlde bilmeyenimiz yok duymayanımız ise kalmamıştır. Nede güzel söylemişti o dönemde rahmetli Kemal Abimiz ‘Bu da Paşa mı’ diye.

Evet, şimdi nereden çıktı bu konu diye merakla yazımın devamını okuyanlarımız olmuştur. Ülkemizde ilginç olaylar ve gelişmeler devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde yine merhum M. Ali Birand’ın Refahyol Hükümeti hakkında 28 Şubat süreci konulu 32. Gün belgeselini izledim Youtube’den.

Öyle konulara değinmiş ki, Birand, o dönemde yaşanan olayları anlatıyor. Ve 28 Şubat sürecine nasıl gelindiğinden bahsediyor. Fakat Refahyol Hükümetinin hiçbir doğru yaptığı konu yokmuş gibi belgeseli tamamen arızaya bağlayarak bırakıyor.

Bu hükümet aslında çağdaş, demokrat ve özgür bir Türkiye’nin kapısını açtığı reformları görmezden gelen bir belgesel hazırlayan Merhum Birand, sanırım olumlu gelişmeleri ya görmemiş ya da görmezden gelmiş. Neyse Allah rahmet eylesin kendisine.

Fakat Refahyol hükümeti hiçbir kesimi mağdur etmeyen bir politika sergiledi. O bizden ya da değil demedi. Herkese her vatandaşa fırsat eşitliği sağladı. Memurun bile yüzü Refahyol hükümeti ile gülmeye başladı. Hele birde havuz sistemi kurdu ki ülkenin zararının önüne geçmesi ile zaten 28 Şubat süreci başlatıldı.

Evet, şimdi günümüze gelecek olursak, biz fazla değil, bundan on yıl önce uzay ve Türkiye diye bir söz söylense ya da Türkiye Markası olan bir otomobil hem de hibrit, bunları da geçin, birçok ülkenin kabusu haline gelen SİHA’lar üreteceğini söyleselerdi kim inanırdı?

Sanırım hayali bile zor bir konu. Fakat bunların hepsi Cumhur reisimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 projeleri arasında bulunan ve Devlet Hastanelerini tüm vatandaşların hizmetine sunarak özel hastanelerde sunulmayan hizmeti sunan bir yönetimin eseri.

Hemen hemen her ilde üniversite kurulması hayal iken şimdi ise hem üniversiteler hem de havaalanları Türkiye’nin dört bir tarafına hizmet vermekte. Geçmişte el pençe divan durularak adeta saygı duruşunda izlediğimiz okyanus ötesi zihniyetlerin karşısında dik duran bir Başkanın ülkemizin geleceği için düşündüğü tüm bu projeleri sahiplenmemiz gerekmiyor mu?

Küflenmiş zihniyetlerin ‘Kanal İstanbul neye yarar’ dediği bir dünya projesini hayata geçirecek olan bir lidere sahibiz fakat ne yazık ki, halen ülkemizi okyanus ötesi zihniyetlerin emri altına sokmak isteyen bir güruh var ve her yıl aynı teraneyi çevirip çevirip gündeme getirmekten yorulmadılar.

Bir şeyin iyi veya kötü olduğunu bilmiyorsanız o halde ona karşı çıkan ve olmasını istemeyen kişilere bakın. Şayet bu kişiler düşmanlarınızdan oluşuyorsa eğer bunda mutlak bir hayır vardır diye düşünmek lazım. Çünkü düşmanınız asla sizin elinizin güçlenmesini istemez.

Şimdilerde ise ne yazık ki, devletin tüm imkanlarından faydalanmış, tesislerini bedava kullanmış, maaşını en yüksek seviyeden almış ve almaya devam edip bedava lojmanında adeta tabir yerinde ise Paşalar gibi faydalanmış ihtiyar heyeti çıkmış ve ellerine aldıkları bir yazıyı bizler bu ülkenin sevdalılarıyız diyerek hükümeti yanlış politika gütmekle suçluyorlar.

Gelişmiş tüm toplumlar nasıl uzaya çıkarız diye hesaplar yaparken ne yazık ki, bizler ülkemizi seviyoruz diye bas bas bağıran kişiler ki, inanın bana bu ülkenin gerçek evlatları kadar Türkiye’yi sevemezler hükümete ayar vermeye çalışıyorlar. Bence ülkesini seven insanlar şer güçlerin ağzıyla konuşmaz. Ülkeye bağlılık milli mücadele ile olur. Öyle geçmişte gemilerde rütbe takıp emirler vermek ve askerleri azarlamakla değil vatan sevdası, bu ülke için ne yapabilirim düşüncesi ile ülke sevgisi belli olan kişilerin arasında yer almaktır sevdanın adı.

Yazımın başında Merhum Kemal Sunal’ın repliğinden bahsetmiştim. ‘Buda Paşa mı?’ diye. Evet, bu kişiler başkasının sözleri ile konuşan paşalar. Öyle bir kâğıda ‘bizler imza attık’, ‘bizler söyledik’ ile olsaydı, ben dijital oyun platformlarındaki basit oyunlar gibi çok sayıda devlet kurar ve yıkardım. Çok şükür ki, bu gibi konular bu zihniyetlerin tekelinde değil. Yoksa Alimallah sonumuz pekte iç açıcı olmazdı.

Evet, ben yine o muhteşem ve günümüze uyarlanabilecek hatta cuk diye oturmuş olan o repliği tekrarlayarak yazıma son vermek istiyorum. ‘Bunlarda Paşa mı?’…
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum