Reklam
Reklam
Şevki Direkli

Şevki Direkli

Mercek

12 bin yıllık tarih silindi!

15 Temmuz 2020 - 09:47

Tarihi ve kültürel bakımından önemli bir merkez olan Hasankeyf artık tarihe karışmış durumda. Ilısu Barajı nedeniyle sular altında kalan 12 bin yıllık Hasankeyf,  (DSİ) tarafından yapımı tamamlanan Veysel Eroğlu Barajı'nın (Ilısu) ardından göl sahasında kalan Hasankeyf'teki tarihi eserlerin, yeni yerine taşınma işlemleri tamamlandı.

Yapılan projede Kale ve müze limanları arasında turistleri taşıyacaklarını açıklayan Hasankeyf Kaymakamı Haluk Koç, "Tekneleri 1 Eylül itibarıyla işletmeye almayı hedefliyoruz. İki yaka arasındaki düzenli seferlerin yanı sıra gelen ziyaretçilerimizi gezdireceğimiz kısa tur güzergâhımız da olacak" dedi. Koç'un açıklamalarına göre, bölgede su sporlarından yamaç paraşütüne kadar birçok aktivite yapılacak. Ziyaretçilerimiz burada çeşitli su üstü sportif faaliyetleri de yapabilecek. Çok önemli bir bölgede turizm hareketliliğini burada başlatmış olacağız.'' Dedi. Bölgede Su üstü sporları, jet ski, hız tekneleri ve su üstünde çeşitli sportif faaliyetler yapılması için çalışmalar devam ediyor, parkur belirlendikten sonra faaliyete geçilecek. 

Söz konusu yapılan projede. Gerek sosyal medya gündem olarak gerek ise birçok arkeolog ve çevrecilerden tepki aldı. Dünya basınında ise New York Times 'e kadar manşet oldu. Bölge yaşayan bölge  sakinleri ve sivil toplum örgütlerinin mücadelesi sonuç vermedi, baraj inşaatı tamamlandı, tarihi eserler ve ilçede yaşayanlar 'Yeni Yerleşim Yeri'ne taşındı.

Hasankeyf, Batman'a bağlı olan, iki yakasını Dicle'nin ayırdığı tarihi bir ilçe... İlçenin tarihi, 12 bin yıl öncesine kadar gitmekte. Kayalara oyulmuş konutları nedeniyle, Süryanice Kifo (kaya) kelimesinden türetilmiş Kifos ve Cepha/Ciphas isimleriyle bahsedilen şehir, Arapça "Mağaralar Şehri" ya da "Kayalar Kenti" anlamına gelen "Hısn-ı Keyfa" denilmiştir. "Hısn-ı keyfa" adı Osmanlılar zamanında Hısnıkeyf, halk arasında da Hasankeyf şekline dönüşmüş. Ancak genel olarak Hasankeyf tarihine inersek. 
Hasankeyf'in ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte tarihi antik döneme kadar dayanmaktadır. Hasankeyf höyüğünde yapılan çalışmalarda 3.500 yıldan 12.000 yıl öncesine kadar arkeolojik buluntulara rastlanılmıştır. Yerleşim, Yukarı Mezopotamya'dan Anadolu'ya geçiş yolu üzerinde ve Dicle nehrinin kenarında kurulmuş olması nedeniyle stratejik bir öneme sahipti. MS 2. ve 3. yüzyıllarda sınır yerleşimi olarak Bizanslılarla Sasaniler arasında el değiştirmiştir. Diyarbakır ve çevresini ele geçiren Roma İmparatoru II. Constantius, bölgeyi Sasanilerden korumak amacıyla iki sınır kalesi inşa ettirmiştir. MS 363 yılında inşa edilen kale uzun süre Roma ve Bizans egemenliğinde kaldı. Hıristiyanlığın bölgede 4. yüzyıldan itibaren yayılmaya başlamasından sonra yerleşim Süryani piskoposluğunun merkezi durumuna geldi. Kadıköy Konsili tarafından MS 451 yılında Hasankeyf'teki piskoposluğa Kardinal unvanı verilmiştir.  Hasankeyf 640 yılında, Halife Ömer döneminde İslâm ordusu tarafından ele geçirildi. Emeviler, Abbasiler, Hamdaniler ve Mervaniler egemenliğinde kalan yerleşim 1102 yılında Artuklular tarafından ele geçirilmiştir. Artuklu beyliği' nin 1102-1232 yılları arasında başkentliğini yapan Hasankeyf, en parlak dönemini bu tarihlerde yaşamıştır. Artuklular döneminde imar edilerek kale kasabası özelliğinden kurtulup şehir haline geldi. 1232 yılında Eyyubiler tarafından ele geçirilen yerleşim, 1260 Moğollarca ele geçirildi. Hasankeyf' in Eyyubi hakimi Hülagü' ye bağlılığını bildirerek şehirdeki egemenliğini devam ettirebildi. Hasankeyf, 14. yüzyılda önemli bir şehir olma özelliğini korumakla birlikte eski parlak günlerine kavuşamadı. 1462 yılında Uzun Hasan tarafından ele geçirilen şehir Akkoyunlu topraklarına katıldı. Akkoyunlular'ın zayıflamasıyla 1482 yılında Hasankeyf' te Eyyubi emirlerinin yönetimi yeniden başlamıştır. 

Bir süre sonra Safeviler' in denetimine geçen yerleşim, 1515 tarihinde Osmanlı topraklarına katılmıştır. 1524 yılına kadar Osmanlı yönetimine bağlı Eyyubi yöneticiler tarafından idare edilen Hasankeyf, bu tarihten itibaren Osmanlı idarecileri tarafından yönetilmeye başlamıştır. 17. yüzyıldan itibaren ana ticaret yollarının değişmesi ve Osmanlı-İran savaşları sonucunda ticarette görülen duraklama neticesinde şehir önemini yitirdi. 1867 yılından sonra Mardin Midyat'a bağlı olan yerleşim, 1926 yılında Gerçüş ilçesine bağlanmıştır. 1990 yılında Batman'ın il olmasıyla ilçe bu şehre bağlanmıştır. Ilısu Barajının yapılması kararlaştırılınca tarihi yerleşimin sular altında olacak olması nedeniyle 3 km uzaklıkta yeni yerleşim kuruldu. Bu esnada tarihi yerleşimdeki Artuklu Hamamı, Sultan Süleyman Koç Camisi, İmam Abdullah Zaviyesi, Er-Rızık Camisi ve minaresi, Zeynel Abidin Türbesi, Eyyubi (Kızlar) Camisi ve kale giriş orta kapısı gibi büyük ölçekli yapılar ile türbe ve zaviye gibi tarihi yapılarda Dicle Nehri kıyısında kurulan Kültürel Park'a taşındı. 2019 yılı Kasım ayında Ilısu Barajı'nın su tutmasıyla 2020 yılı Şubat ayından itibaren su altında kalmaya başlamıştır. Görüldüğü gibi bu tarihi mekana birçok medeniyet ev sahipliği yapmıştır.

1981'de doğal koruma alanı ilan edilen Hasankeyf, çevresindeki 6 bine yakın mağara, insanın ilk yaşadığı yerlerden biridir Hasankeyf'te kime ait olduğu bilinmeyen tarihi kaya mezarlar, kaya evler, Ortaçağ'a ait 3 üniversitenin kalıntıları, kiliseler, gizli geçitler, kale ve kentin genelinin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılan su yolları, yörede yakın zamana kadar tüm bölge buğdayının öğütüldüğü 30'u aşkın kayaya oyulmuş değirmen, eyvanlar ve kaleden Dicle'ye inmek için kullanılan ve kayaların yontulması ile oluşturulmuş 200 basamaklı merdiven bulunuyor. Ancak bugüne kadar orada yaşamış onlarca kavmin ortak mirası olmasının sebebi ise doğal yollardan oluşan yerler ve insan elinden çıkan eserler ve bu şehre gelen her medeniyet, bir öncekinin eserini yıkmadan üzerine ekleyerek insanlığa mirası beslemişti.

Tarihi 12 bin yıl öncesine kadar uzanan, dünya üzerindeki en eski yerleşim alanlarından biri olan Hasankeyf, sahip olduğu arkeolojik bulgularla çok sayıda medeniyetin de izlerini taşıyordu.

YORUMLAR

  • 1 Yorum