Ne kadar biliyoruz? 3
Reklam
Reklam
Şevki Direkli

Şevki Direkli

Mercek

Ne kadar biliyoruz? 3

20 Mayıs 2019 - 09:07

Bir önceki yazıda uzay araştırmaları ile kısa bilgilerden bahsetmiştim. Dünyada pek çok uzay araştırma kuruluşu vardır. Bu kuruluşların bir kısmının özelliklerinden bahsetmiştim. Söz konusu kuruluşların devamı ise şöyle: 

Çin Ulusal Uzay İdaresi
Çin, uzay çalışmalarını kapalı bir sistem içinde yürüten kuruma sahip. Yapılan çoğu bilimsel araştırmanın detayları dünya kamuoyuyla açık şekilde paylaşılmıyor. Ancak kurumun önemli başarılarının olduğunu biliyoruz. Özellikle Ay yüzeyini yakından inceleyen ajans, kuantum fiziğine yönelik en gelişmiş araştırmaları yönetiyor. 

Son yıllardaki ataklarıyla dikkat çeken kurum. Uzaya insan gönderebilen üçüncü ülke olmasının yanı sıra Aya bir uzay istasyonu kurma projesini halen yürütmektedirler. Ayrıca Çin, 2020 yılına kadar Mars'a insansız bir uzay aracı gönderme planı da yapmaktadır. Ancak Çin'in 2011 yılında fırlatılmış ve yörüngede 2013'e kadar hizmet vermiş olan uzay istasyonu yakın zamanlarda dünyaya düşmüştü. İstasyon o tarihten bu yana uyku modundaydı. Pekin'in kontrolü kaybetmesi ve istasyonun görev süresinin dolması nedeniyle istasyon yer çekiminin etkisine girmiş ve dünyaya düşmeye başlamıştır.
8,5 ton ağırlığındaki Tiangong-1 (Gök Sarayı) isimli uzay istasyonun bir kısmı atmosferde yanarak infilak etmiş, bazı parçaları da Avustralya'nın batısına düşmüştür.
Çin'in 2018 yılında gerçekleşen popüler görevi ise Ay'ın uzak (karanlık) yüzeyine gönderilen Chang'e 4 aracıdır.

Ocak 2019'da inen  Chang'e-4 uzay aracı Ay'ın arazi yapısı, yer şekilleri üzerinde incelemeler ve karanlık tarafta nötron radyasyon ve atom ölçümleri yapacak. Ayrıca barındırdığı pamuk, meyve sineği, patates ve maya gibi dünyadan getirdikleriyle yerçekiminin az olduğu ortamda bitki gelişimi konusunda deneyler yapacak.
Eğer görev umulduğu gibi sonlanırsa Ay'ın oluşumuna dair yeni veriler elde edilebilir.
Ay'ın kendi etrafında ve Dünya etrafında dönüş süresi aynı olduğu için  baktığımızda hep aynı yüzünü görüyoruz. Diğer yüzü gerçekten "karanlık" olduğu için değil, ama hakkında bilgi sahibi olmadığımız için öyle adlandırılıyor maalesef.
Öte yandan Çin, 2022 yılında uzaya Dünya'yı aydınlatmasını planladığı bir yapay ay gönderecek.

Güneş'in ışığını Dünyaya yansıtacak bir uydu geliştirilecek ve uydunun geliştirme aşaması 2020 yılına kadar tamamlanmış olması bekleniyor. 3 tane üretilecek olan Yapay Ay adlı uydunun uzaya gönderimi ise 2022'de gerçekleşecek.

Güneş'ten Dünya'ya yansıtılacak olan ışığın 3 bin 600 ila 6 bin 400 kilometrekarelik alanı aydınlanacak olan yapay Ay, Dünya'dan 500 kilometre uzaklıktaki bir yörüngeye yerleştirilecek. Yapay Ay'ın ışık yoğunluğu ayarlanabilecek ve Dünya'dan yalnızca bir yıldız şeklinde görülebilecek.
Yapay Ay'ın amaçlarında gece sokakları aydınlatmada kullanılması ve elektrik masrafından tasarruf edilmesini sağlayacağını ve doğal afetler olması halinde yeryüzünde karanlıkta kalan kör noktaları da aydınlatabileceği başlıca amaçlardır. Çin, Yapay Ay projesinden sonra Yapay Güneş projesini gerçekleştirmeyi de düşünüyor.
Çin'in yıllık bütçesi ise 1,30 milyar dolar civarıdır.

ISRO (Hindistan Uzay Araştırma Organizasyonu)
Kuruluşu 1969 yıllarına dayanan ISRO Hindistan'ın beklenmedik şekilde başarılı olan uzay kurumu, belki de günümüz şartlarında gerçekten büyük zorluklarla inşa edilen yapılanmalardan birisi. Uzay yarışında son yaptığı hamleler ve ayırdığı bütçeyle ön plana çıkan Hindistan. Amerika, Rusya ve Avrupa Birliği'nden sonra yarışı 4. sırada götüren Hindistan, 2014 yılının son aylarına doğru Mangalyaan uzay aracını Mars'a göndermeyi başarmış ve bu alanda önde gelen ülkelerden birisi olmuştu.

ISRO'nun 5 Kasım 2013'te, Hindistan üretimi GSLV roketiyle birlikte fırlattığı Mars Orbiter uzay aracı, 24 Eylül 2014 tarihinde Kızıl Gezegen'in yörüngesine yerleşmişti. Mars Orbiter görevine toplamda sadece 73 milyon dolar harcama yapan Güney Asya ülkesi aynı zamanda bu görevle birlikte Mars'a ulaşan üçüncü ülke olma unvanını da elde etmiş oldu. (Diğer ikisi NASA ve ESA). 
Yakın tarihte gerçekleşen popüler görevleri ise 2019 tarihinde  İnsanlı uzay seferleri için planlanan alt kurum Human Space Flight Centre aracı ISRO'nun yıllık bütçesi ise  1,40 milyar dolar civarıdır.
İtalya Uzay Ajansı
Kuruluşu 1988 yılına dayanan merkezi İtalya'nın başkenti Roma'da olan İtalya Uzay Ajansı'nı pek çoğumuz 2014 senesinde uzaya gönderdiği kadın Astronot Samantha Cristoforetti ile duydu.
O tarihe kadar uzay yarışında oldukça geride olan İtalya, o günden sonra ayırdığı bütçeyi de artırdı ve uzay yarışında yerini almaya başladı. Şu an itibariyle uzaya insanlı ya da insansız hava aracı gönderebilme yetisine sahip olan İtalya, yakın zamanda Mars'a yolculuk etmeye hazırlanıyor.
Özellikle 23 Kasım 2014'te Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki (ISS) görevine başlayan Samantha Cristoforetti kadın Astronot 199 gün 16 saat boyunca ISS'de kalarak tek seferde en uzun süre uzayda kalan kadın unvanını almıştır. Kadın Astronot Samantha görev sonunda "Er ya da geç dünya dışına yerleşeceğiz" ifadesinde açıklama yapmıştır.
İtalya, aynı zamanda Avrupa Uzay Ajansının (ESA) üyelerindendir.
İtalya'nın Uzay araştırmalarına ayırdığı yıllık  bütçe ise  1.8 Milyar Dolar civarıdır.

Fransa Uzay Ajansı
Fransa Uzay Ajansı,  baktığımız zaman uzay araştırmalarına en çok para harcayan ülkelerin başında geliyor. Teknolojisi dahilinde şu an sadece insansız yapay uydularını uzaya gönderebilen Fransa, yakın zamanda uzayı keşfetme çalışmalarına hız veren ülkelerden biridir. Aynı zamanda Fransa çalışmalarının çoğunu yürüttüğü Avrupa Uzay Ajansının(ESA) üyelerindendir.
Fransa'nın Uzay araştırmalarına ayırdığı yıllık bütçe 2.5 Milyar Dolar civarıdır.

DLR (Alman Uzay Ajansı)
Avrupa Uzay Ajansı (ESA) üyelerinden olan Almanya, kendi uzay ajansı olan DLR'a ile de çalışmalar yapmaktadır. Öncelikli olarak yapay uydu üretiminde gelişim sağlayan Almanya, şu aralar asteroide robot yollama çalışmalarını hızlandırmış durumda.
Almanya'nın Uzay araştırmalarına ayırdığı yıllık bütçe ise  2 Milyar Dolar civarıdır.

TÜBİTAK
Ülkemizde çalışmalarını sürdüren uzay araştırma kurumu olan TÜBİTAK ile başlayan Rasat, Gök­Türk, Göktürk 2, Bilsam, Türk­sat uyduları gibi kendi yapay uydularımızı fırlatabilmemize rağmen şu ana kadar pek fazla başarı elde edemedik. Bunun sebeplerinin başında  çalışan mühendis ve kişilerin çok kalifiyeli olamamaları ve bütçenin düzensiz, yetersiz olması ülkemizi uzay rantında geride bırakmıştır maalesef.
Yakın zamanlarda kurulan TÜBİTAK'ı da içinde barındıran ulusal anlamda kurulan (TUA) Türkiye Uzay Ajansı faaliyetlerine devam etmektedir.
Uzay çalışmalarında insanlık adına başarılar elde etmek için çok fazla emek ve vakit gerekiyor. Doğru yatırımlar yapılıp doğru adımlar atılır ise belki diğer ülkeler ile aynı seviyeye gelmek onlar gibi üretmek hayal olmayacaktır. 
Belki de gerekli azmi ve isteği elde edip hissetmek için “İstikbal göklerdedir” sözünü hatırlamamız daha iyi çalışmamıza vesile olacaktır.
Bazen her şeyi biliyorum demek yerine ne kadar biliyorum demek gerekir.
Evet Ne Kadar Biliyoruz?

YORUMLAR

  • 0 Yorum