Türkiye 7. Sırada
Reklam
Reklam
Şevki Direkli

Şevki Direkli

Mercek

Türkiye 7. Sırada

10 Ağustos 2019 - 09:12

Vejetaryen deyince aklımıza  beslenme, genel olarak et ve et ürünlerinin tüketilmediği bir beslenme çeşidi gelir. Vejetaryen kelimesinin kökeni Latince “Vegetus”tan gelir. Et, balık kümes hayvanlarının tüketilmediği  süt ürünlerinin ve yumurtanın ise isteğe bağlı olarak tüketildiği beslenme tarzına denir. Kısaca "et yememek" anlamına gelen ve yedi ayrı grup altında farklılık gösteren bir yemek yeme kültürüdür. Vejetaryenler de kendi içinde birçok çeşidi vardır bunlar;
Vegan Diyeti: Hiçbir hayvansal kaynaklı besin tüketilmez. Diyet tahıllar, sebze ve meyve ile kuru baklagillerden oluşur. Tüm dünyada vegan diyeti uygulayanların sayıları oldukça azdır. Veganların alt grupları da bulunmaktadır.

Lakto Vejetaryen Diyeti: Bitkisel besinlerle birlikte hayvansal kaynaklı besinlerden süt ve süt ürünleri tüketilir. 
Ova Vejetaryen Diyeti: Diyette bitkisel besinlerle birlikte yumurta da yer alır. Bunun yanında et ve süt tüketilmez.
Lakto-ova Vejetaryen Diyeti: Günümüzde en sık uygulanan vejetaryen beslenme şeklidir. Tahıl, sebze, meyve, baklagiller, tohumlar, yemişler, sut ürünleri ve yumurtaya dayanır.
Polo Vejetaryen Diyeti: Bu diyette kırmızı et tüketilmez. Bitkisel besinler yanında hayvansal olarak yalnızca tavuk, hindi gibi kümes hayvanlarını tüketilir.

Pesko Vejetaryen Diyeti: Bu diyette de kırmızı et tüketilmez. Bitkisel besinler yanında hayvansal olarak yalnızca balık çeşitleri, midye su ürünlerini tüketilir.
Semi-vejetaryen Diyeti: Bu diyette de kırmızı et tüketilmez. Sınırlı miktarda tavuk ve balık tüketilir. Semi-vejetaryenler yumurta, süt ve türevlerini istedikleri kadar tüketirler. 

Bunlar daha da uzatılabilir ancak fazla detaya girmeyeceğim. Küresel Tüketici Trendleri istatistiklerine göre 2016 ve 2017 yılları arasında vejetaryen nüfusun en fazla arttığı ülkeler arasında Türkiye 7. sırada. Gelişmekte olan ülkelerde vejetaryen ve vegan nüfusun oranı özellikle genç, orta ve üst gelir kesiminde artmaktadır. 

Yakın zamanlarda açıklamalarda bulunan diyetisyen Aslıhan Altuntaş; ''Ben vejetaryen beslemeyi tercih ediyorum ve hayatımı böyle yaşamak istiyorum' denildiği noktada öncelikle mutlaka tahlillerinin ve tetkiklerinin bir hekim ve diyetisyen kontrolünde yapılıyor olması gerekiyor.''  ''Beslenmede proteinin eksik kalmamasına dikkat etmek gerekir. Çünkü vücudumuz karbonhidrat, protein ve yağlardan oluşuyor. Dolayısıyla bizim bunları günlük olarak belli dozlarda alıyor olmamız gerekiyor. Özellikle B12 eksikliği sinir sistemi harabiyetlerine, kansızlığa yol açacağı için yorgunluk, halsizlik, ileri yaşlarda görülen demans ve Alzheimer'in daha erken bir döneme çekilmesine sebep olacaktır.'' diye açıklamalarda bulunmuştu. 
Vejetaryen beslenmeyi tek başına iyi veya kötü olarak nitelendirmek doğru olmayabilir. Avantajlarını, riskli durumlarını iyi analiz etmek gerekmekte olup, eksikliği olması durumunda muhtemel besin maddelerini iyi bilmek gerekiyor. Bu açıdan  uzmanlara göre bu şekilde beslenen kişiler özellikle bazı besin gruplarını tüketmedikleri için çok dikkatli olmalıdır. Sık görülen hastalıklar için  bakılırsa vejetaryenlik açısından, örneğin kanser hastalığı  değerlendirildiğinde, vejetaryen beslenenlerin daha az kansere yakalandığına dair araştırmalar da vardır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum