Bir Köftenin Hikayesi
Reklam
Reklam
Yılmaz Almaz

Yılmaz Almaz

DERSİM'DE NİYAZ EYLE

Bir Köftenin Hikayesi

14 Ekim 2017 - 09:29


He­pi­mi­zin ha­fı­za­la­rın­da hemen can­la­na­cak­tır, köfte de­yin­ce ''ööff be şurda bir köfte yedim tadı da­ma­ğım­da kaldı'' hi­ka­ye­le­ri. 
An­la­tır­sı­nız bir de ya­nın­da so­ğan­lı piyaz diye konu uzar gider..

Bu ya­zı­yı oku­yan her­ke­sin evet de­di­ği­ni duyar gibi oldum..

Gerçi köf­tey­le il­gi­li olum­suz hi­ka­ye­ler de az de­ğil­dir.
Bir se­ya­ha­ta çık­mış­sı­nız­dır, köf­te­si meş­hur bir ilden ya da il­çe­den ge­çer­ken şurda du­ra­lım bir köfte yiyip öyle devam ede­lim fikri hemen olum­lu bir fikre dö­nü­şür.
Lakin bu fikir cazip gibi gelse de işin ehli bir köf­te­ci­ye denk gel­me­diy­sen bir piş­man­lık hi­ka­ye­si­ni hemen ora­cık­ta ya­za­bi­lir­sin.

Yol­la­rı ve yol üstü lez­zet­le­ri iyi bilen bir abim derdi ki; ''kam­yon­cu­la­rın dur­du­ğu te­sis­ler­de dur, ye­me­ği­ni ye, çünkü onlar bu ko­nu­lar­da de­ne­yim­li­dir­ler.'' diye..
Ben de ne zaman araç­la bir se­ya­ha­te çı­kar­sam ara­ba­ya bin­me­den bu öneri ben­den önce ara­ba­ya biner:)

Di­ye­ce­ğim şudur ki, her­ke­sin ha­fı­za­sın­da asılı bir köfte hi­ka­ye­si mut­la­ka var­dır.

Köf­te­nin şöyle bir farkı daha var. Yol üstü lez­ze­ti ola­rak ta çokça tü­ke­til­di­ği gibi akşam ve öğlen ye­mek­le­rin­de lo­kan­ta­lar­da ve ev­ler­de faz­la­sıy­la ter­cih edi­li­yor. Biz köfte sever bir hal­kız.


Tür­ki­ye köfte ko­nu­sun­da gayet ba­şa­rı­lı, içli köf­te­den, çiğ köf­te­den tu­tun­da İzmir köf­te­ye kadar, 300 ci­va­rı köfte çe­şi­din­den bah­se­dil­mek­te.
Ne­re­dey­se her ilin ken­di­si­ne ait köf­te­le­ri var.
Öy­le­dir ki köfte ile mar­ka­laş­mış şe­hir­le­ri­miz, il­çe­le­ri­miz var.
İli ta­nı­ma­dan köf­te­si­ni duy­du­ğu­muz ya da tat­tı­ğı­mız şe­hir­le­ri­miz bile var.
Tire köfte, Ak­ça­abat köfte, İnegöl köfte, Sivas köfte,Te­kir­dağ köfte vs. uza­yıp gider. Bir ço­ğu­muz belki bu şe­hir­le­re hiç git­me­dik, ama emi­nim ki bu köf­te­le­ri duy­ma­ya­nı­mız kal­ma­mış­tır.

Geçen yıl­lar­da bir yemek ya­rış­ma­sı için Afyon'a git­miş­tim. Kasım ayın­day­dı, hava so­ğuk­tu. Afyon'u bilen bilir soğuk bir şe­hir­dir. Sa­ğol­sun­lar, Afyon Ko­ca­te­pe Üni­ver­si­te­si­nin Aş­çı­lık MYO ho­ca­la­rı çok kıy­met ver­di­ğim, Tansu ÇELİK Hocam ve yine çok de­ğer­li eşi, Erkan ÇELİK Hocam bize Afyon'u gez­di­ri­yor­lar­dı. Saat öğlen 12:00 ci­va­rın­day­ken bizim burda Köf­te­ci İrfan var. Güzel köfte ya­pı­yor, oraya gi­de­lim. Şim­di­den ara­ya­lım bize köfte ekmek yap­sın­lar sıra çok olu­yor, çok bek­le­riz de­di­ler. Bizim köf­te­ci­ye git­me­miz saat 13:00 gi­biy­di ve yi­ne­de sıra bizim köf­te­le­re gel­me­miş­ti, yak­la­şık 15-20 dk daha bek­le­dik­ten sonra geldi köfte ek­mek­le­ri­miz. Değ­miş­ti bek­le­me­ye müt­hiş­ti.

Köf­te­ci İrfan'ı Afyon Uzun Çar­şı­da kime sor­sa­nız size ye­ri­ni tarif eder. Küçük salaş bir yer, çık­maz so­ka­ğın bi­rin­de, por­si­yon köfte sat­mı­yor. Sa­de­ce ekmek arası yi­ye­bi­lir­si­niz. İçerde ma­sa­sı yoktu. Yaz'da olsa Kış'da olsa dı­şar­da­ki ta­bu­re­le­re otu­rup o köf­te­yi ye­di­ği­niz de değdi di­yor­sun o kesin. 

Mevzu köfte olun­ca bu anı hemen ben­li­ğim­de can­lan­dı. Sanki yaz­ma­sam bir da­ha­ki Afyon'a gi­di­şim­de köf­te­ci İrfan beni bulup ku­la­ğı­mı çe­ke­cek­miş gibi ge­li­yor :)
Köf­tey­le il­gi­li tek hi­ka­yem bu değil el­bet­te ama bu benim ha­fı­zam­da kalan en güzel köfte hi­ka­yem­di.

Köf­te­le­ri­miz yedik. Yan ta­raf­ta­ki çay oca­ğın­dan da ikram çay­la­rı­mı­zı iç­tik­ten sonra, taze taze gö­zü­nü­zün önün­de henüz ke­si­len kay­mak­lı lo­kum­la­rı tat­mak üzere Budak Şe­ker­le­me'ye git­tik. Kı­sa­ca daha önce ye­dik­le­rim neydi dedim :)


Ge­çen­ler­de bir ar­ka­da­şım­la köfte ko­nu­su­nu ko­nu­şur­ken bana şöyle bir­şey söy­le­di; ''köfte basit gibi gö­rü­nür ama her­kes ya­pa­maz'' şöyle biraz dü­şün­düm, dedim haklı :)

Ben de aynı ar­ka­da­şa şöyle dedim: köf­tey­le il­gi­li 3 şey doğru olur­sa or­ta­ya lez­zet­li köfte çıkar.
Din­len­miş ve ka­li­te­li et
Doğru ve öl­çü­lü ba­ha­rat
İşin ehli usta
O da dü­şün­dü, evet hak­lı­sın dedi.

Bu da benim kasap köfte ta­ri­fim:
MAL­ZE­ME­LER:
1 kg dana döş (orta yağlı)
100 gram bayat ekmek içi
1 adet küçük soğan
2 diş sa­rım­sak
1 adet yu­mur­ta
6 gram kim­yon
5 gram ka­ra­bi­ber 
12 gram tuz
2 gram kar­bo­nat

YA­PI­LI­ŞI:
Döşü, soğan, ekmek ve sa­rım­sa­ğı iki defa kıyma ma­ki­ne­sin­de çe­ke­lim, sonra diğer mal­ze­me­le­ri koyup yak­la­şık 30 da­ki­ka yo­ğu­ra­lım ve do­la­ba kal­dı­rıp er­te­si gün 50 gram­lık par­ça­lar ko­pa­rıp par­mak yar­dı­mıy­la şekil ve­re­lim.
Sonra da man­gal­da veya döküm ta­va­da pi­şi­re­lim 

Son ola­rak; köfte deyip geç­me­me­li, köf­te­yi us­ta­sın­dan ye­me­li..

YORUMLAR

  • 0 Yorum