Reklam
Reklam
Ferhat Özer

Ferhat Özer

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ...

Birlik ve beraberlik fotoğrafları!...

08 Temmuz 2020 - 09:52

Türkiye'de ve biraz da Şanlıurfa'daki birlik ve beraberliği ele almak istedim. Milli birlik ve beraberlik; Milletini oluşturan insanların, her zaman birbirlerini seven, birbirlerine inanan ve güvenen yurttaşlar olarak yurdun ve milletin yükselmesi ülküsü etrafında toplanması demektir.

Toplumsal dayanışma toplumun bütün kurum ve kuruluşlarıyla ortak değerlerde birleşmesi ve birlikte hareket etmesidir. Günümüzde toplumsal dayanışmayı önemsememek, ya da toplumsal dayanışma olarak ortaya konulan faaliyetlerde toplumun herhangi bir kesimini ya da kurumunu yok saymak toplumsal dayanışma değil toplumu ayrıştırma olur.
 
Öncelikle her birey, her kesim, her düşünce, her kurum yani dayanışma içerisinde yer alması gereken herkes, karşısındakini öteki olmaktan çıkartıp, kendinden kabul etmeli,  herkesi olduğu gibi benimseyip, değişmeye zorlamadan, ikiyüzlülüğe mecbur kılmadan, kabullenmelidir. Aynı safta bulunması gerekenler, birey yada kurum olarak birbirlerini rakip değil, dost olarak görmedikçe, birbirlerinin eksikliğinin değil, yan yana olmanın herkesi güçlü kılacağını kavrayamadıkça, dayanışmada, birlik ve beraberlikte sadece varılması gereken birer hedef olarak kalır.

Şanlıurfa'da Bakanı, Milletvekili, Valisi, Belediye başkanı Ankara'da veya bir yerde birlikte bir fotoğraf verse, sosyal medyada hemen birlik ve beraberlik vurgusu yapılıyor. Oysaki fotoğrafa baktığımız zaman eksikler var. Ya 3-5 vekil veya 3-5 belediye başkanı eksiktir. Ama biz alışmışız ya algılarla toplumu yönetmeye. Vekile dokun birlik ve beraber olamadıklarından yakınıyor. Peki, biz birlik ve beraber olduğumuzu nasıl sosyal medyada paylaşabiliyoruz. Bunun adı toplumu kandırmaktır. 
 
Toplumsal dayanışma için mutlaka bu dayanışmaya etki eden faktörlerin iyileştirilmesi gereklidir. Toplumsal dayanışmayı sağlayacak olanlar insanlardır ve insan sosyal bir varlık olarak yaşadıklarından ve çevresinden mutlaka etkilenir. İşte bu etki pozitif olduğunda insana yarar sağlayabileceği gibi, negatif bir etkilenme de kesinlikle zarar verecektir. Bir an önce 'BEN' modundan çıkıp 'BİZ' olmalıyız.

Devlet yöneticileri, bürokratlar, memurlar, yani aklınıza gelen herkes düşünmelidir.  Birlik ve beraberlik adına ortaya çıkanlar, en küçükten en büyüğe, sosyal ve kültürel alanda hizmet adına ortaya çıkanlar düşünmelidir. Neden bir türlü istediğimiz, arzu ettiğimiz manada umut ettiğimiz, beklediğimiz ya da hedeflediğimiz toplumsal dayanışmayı sağlayamıyoruz, neden birlik ve beraberliğimizi temin edemiyoruz.
 
Toplumsal dayanışma, birlik, beraberlik ve fedakarlık ruhu ile bezenmiş, hoşgörülü, affedici, sevgi ve saygı kurallarını ihlal etmeyen, verdiği sözde duran, hayalcilikten uzak davranan, günü kurtarma, koltuğu koruma peşinde olmayan,  toplumun hiç bir ferdini ve hiçbir kurumunu kendi egosu için, ya da süregelen kısırdöngü devranların devamı için feda etmeyen, liderler ve yöneticilerle sağlanabilir.
 
Toplumsal dayanışma olmadan, birlik ve beraberlik sağlanmadan atılan adımlar en başta, güzel görünse de yahut başarılıymış gibi algılansa da o çemberin içerisinde olması gerekenlerden bir kişi bile dışarda kalmışsa birlik sağlanamamış demektir, birlik sağlanamamışsa dayanışma sağlanması sadece bir hayal olarak kalır.

Unutmayınız ki saatin en küçük dişlisinde bir diş kırılmış olsa, o saat,  zamanı bir daha asla doğru gösteremez. Bir küçük dişliyi tamir etmektense, kolundaki saati çıkarıp atmak bir çözüm değildir. Çare herkesin kolundaki saatte kırık olan dişliyi onarması ve saatine sahip çıkmasıdır. 

Öyle orada burada, el ele, kol kola, yan yana fotoğraf vermekle 'BİZ' olamayız. Yürekten inanıp, yürekten memleket için bir şeyler yapmaya çalıştığımız zaman birlik içerisinde oluruz. Kimse kimseyi kandırmasın. Bu toplum, bu memleket ne çektiyse başından beri yazdıklarımdan ve doğru yazdıklarımı tersten okuyanlardan çekti. 

Kalın hepiniz sağlıcakla

YORUMLAR

  • 0 Yorum