Reklam
Reklam
Reklam
Ayşegül Uzun

Ayşegül Uzun

Kadın Olmak Zor
gazetecizeki63@gmail.com

Murat Kurum ve Abdullah Erin'e çağrı

28 Aralık 2020 - 09:21

Şanlıurfa bu hafta sonu yaşanan kanlı olayın sarsıntısını yaşıyor.
GAP’la birlikte arazilerin değer kazandığı, yaşanan ekonomik kriz ve tarım sektörünün yeniden canlanması ile birlikte Şanlıurfa’da tarım arazileri son yıllarda değerlenmeye başlandı ve çok yüksek fiyatlarda ise alıcı buluyor.

Türkiye’nin en verimli topraklarına sahip olan Şanlıurfa’da bu toprakların büyük bir kısmı ise devlete ait, yani hazine malı. Hazineye ait bu araziler ne yazık ki son yıllarda ‘Devlet Memur’larının eliyle-desteği ile köylüler tarafından bir bir işgal edilmeye başlandı. Mera alanları dahil her taraf işgal edilmeye başlanınca doğal olarak köylerde sopası ve silahı olanlar hazine arazilerini işlemeye başladılar.

Yapılan şikâyetlere ne yazık ki ilçe kaymakamlıkları, maliye hazinesi ve kolluk kuvvetleri tarafından sümen altı edildi. Şikâyetleri sümen altı eden ise tabiî ki ‘devletin Memur’larıdır.

2020 yılında her halde üç haneli rakamlarla ifade edeceğimiz arazi kavgasından kaynaklı cinayetler işlendi, insanlar öldürüldü. İzol’ların davası, Acemoğlu’larının öldürülmesi, Şeyhanlı bölgesinde amca çocuklarının katledilmesi, Asman köyünde güçlünün zayıfı yenmeye çalışması ve son olarak bu hafta sonun Bozova yolu üzerinde Remzi köyünde Sorkanlı aşiretine mensup birinci derecede akrabaların arazi kavgasında yaşanan vahşet. Yaşanan vahşet 2020 yılının kayıtlara geçen beş ölümlü son adli vakası olacaktır. Şanlıurfa’da arazi kavgalarının birinci sorumlu kurumu ise geciken adalet sistemidir. Yıllarca devam eden arazi davaları, kadastro davaları, tapu kayıtlarında ki hatalar birçok kez tarafların kavgasına yol açmasına sebep olmuştur.

Şanlıurfa’da yıllardır hazine arazilerine göz yuman bir şebeke var. Bu şebekeye ‘Devlet Memur’larının ortak olduğunu düşünüyorum. Hazine arazilerine açılan davalarda devlet kaç dosya kayıp ettiği araştırılmalıdır. Çevre ve şehircilik il müdürlüğünde çalışanların mal varlıkları araştırılmalıdır. Hazine arazilerinin mahkemelerine giren avukat ve şahısların ilişkileri araştırılmalıdır. Şanlıurfa’da ‘DEVLET’ yok. Şanlıurfa’da ‘DEVLET’ olmuş olsaydı, yüzbinlerce dönüm arazi işgal edilmezdi. Tüm hazine arazileri işgal altında, sadece Eyyübiye sınırlarında ki gece-kondu evleri yeter. Eyyübiye ilçesinde kaç kişi hazine arazisini kaç bin kişiye sattı. Bu şahısların sattıkları araziler Urfa’da en az 100 fabrika yapılır.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Vali Abdullah Erin ve diğer yetkililerin Şanlıurfa’da ki hazine arazilerinin nasıl peşkeş çekildiğine yönelik geçmişi bir araştırması bile bir süre hazine arazilerinin işgalini durdurmasına yetecektir.

Birkaç yıl önce Şanlıurfa’da köy muhtarları, aşiret temsilcileri, dini kanaat önderleri ile yapılan toplantılar sonuç vermiş ve bir dönem arazi kavgaları, kan davaları gibi hadiseler son bulmuştu.

Şanlıurfa’da bu tür toplantıların yeniden yapılmasında yarar gördüğümü ifade etmek isterim.
Yeni yılınız kutlu olsun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum