Reklam
Reklam
Tevfik Kapçı

Tevfik Kapçı

Kızı uyuşturucu bağımlısı bir anne anlatıyor -1

01 Eylül 2020 - 09:17

Bu sözler kızı eroin bağımlısı olan bir anneye ait, bu haftaki yazımda sizlere bir annenin dramını onun sözleriyle vermek istiyorum.

İşte O annenin anlatımıyla neden kızın uyuşturucu madde aldığını anlatıyor.
“Eğer çocuğunuz akut yoksunluk belirtileri gösteren, rehabilitasyon tedavisi beklerken gözünüzün önünde paramparça olan bir eroin bağımlısı olsaydı ne yapardınız?

İngiltere'nin güneybatısındaki bir köyde yaşayan bir anne, kızını arabayla kente kadar götürerek ve ona nasıl eroin aldığını anlatıyor:
"Ter döküyor ve kusuyordu, histerik bir şekilde titreyerek ağlıyordu. 
Çaresizdi ve çok hasta hissediyordu. Köşeye sıkışmış gibi hissettim ve yapabileceğim başka bir şey yoktu. Bu yüzden ona sordum: Bunu yapabilmemizin bir yolu var mı - yani sokakta?
Bir buçuk saat tur attı ve bulabildiği sadece eroindi, metadon (bir morfin türevi) değil.

Bir kasabanın ortasında zor kazanılan paramı uyuşturucu almak için harcamam böyle oldu. Sorun beş yıl önce, kızım 18 yaşındayken başladı.

Arkadaşlarının üniversiteye başlaması ve uzun zamandır mutlu bir şekilde birlikte olduğu ilişki gibi hayatını değiştiren bazı gelişmeler oldu. Ve olaylar kötüleşti. Tavrı, kişiliği değişmeye başladı.
Daha önce çalışkandı, atını severdi ve at binerdi. Bütün bunlar kenara itilmeye başlandı. Gün içinde çok uyuyordu. Ona "Senin neyin var?" deyip durdum.
Daha sonra, ona iyi gelmeyeceğini bildiğimiz, uyuşturucu kullanan ve ondan büyük kişilerle takılmaya başladı. Böylece taşlar yerine oturuyordu.
Bir yerden arabayla geri dönüyorduk ve ona bir kez daha sorunun ne olduğunu sordum.
"Olabilecek en kötü şeyi düşün" dedi.

Ona "Hamile misin?" dedim ki şu an düşündüğümde hiçbir şey sayılır.
Yanıt bu olsaydı harika olurdu. "Hayır, hayır anne. En kötüsünü düşün. Kötü, daha kötü. Olabilecek en kötü şeyi düşün."
"Uyuşturucu bağımlısı mısın?" dedim. "Evet" dedi.
Sonra ağlamaya başladı, çok üzücüydü. Hayatımın en kötü günüydü.
Bunu bırakmanın yollarını konuştuk, sonra bağrıştık. Farklı duygular yaşıyorsunuz. Bir an bağırırken ve sinirliyken, hemen sonra çok üzgün olabiliyorsunuz.
Eşimin kardeşi uyuşturucu kullandı ve bırakmaya çalışırken yaşadığı depresyon sırasında öldü.
Kızımız o zaman bunun bir sorun olduğunu düşünmedi. "Sadece eğleniyorum, tamam mı?" dedi. Ama bunu depresyona girdiği ve hiç de eğlenceli olmayan zamanlar izliyordu. Fakat bunu kabullenmeye henüz hazır değildi.
Zaman ilerledikçe ona ültimatomlar vermeye başladık. Geriye dönüp bakınca bunun iyi mi yoksa kötü bir fikir mi olduğunu bilmiyorum ama "Uyuşturucu kullanmaya devam edersen, evde kalmaya devam edemezsin" dedik. Ve onu evden kovduk çünkü kullanmaya devam ediyordu.
Ondan nefret ettim. Ondan çok nefret ettim. Uyuşturucuyu bırakabilecek güçte olduğunu, ama yine de bırakmadığını düşündüm.

Çocuklarınızın yaptığı hiçbir şey sizi onları sevmekten alıkoyamaz ama hissettiğim nefret çok güçlüydü. Onu omuzlarından tutup oyuncak bir bebek gibi sallamak ve "Tanrı aşkına. Ne yaptığına bak!" demek istedim.
Çocuklarım büyürken her zaman çok kontrolcü bir anne olmuştum. Bu yüzden kontrolün benim dışında olduğunu hissettim. "Hayır, dışarı çıkamazsın, Eve gelmen, evde kalman ve kendine çeki düzen vermen gerek" diyemedim. Çünkü bana "Ben yetişkinim, istediğimi yaparım" diyecekti.

Hayal kırıklığına uğradım. Çok hayal kırıklığına uğradım çünkü neler başarabileceğine ilişkin büyük umutlarım vardı. O noktada hiçbir şeyi başaramıyordu, ama mutsuz olduğunu anladığında, işler değişmeye başladı.
Orduya ve askeri polis birimine başvurdu. Başlangıç eğitimini gerçekten iyi tamamladı ve askeri polis gücünde iyi bir işe girdi. Uyuşturucu alışkanlığını bıraktığını ve hayatını değiştirdiğini düşündük, çok gurur duyuyorduk. "Aman Tanrım, başardı. Sadece başarmakla kalmadı bir de iyi bir iş buldu" diye düşünüyordum.

Devamı gelecek...

YORUMLAR

  • 0 Yorum