Reklam
Reklam
Muhammed Cihan Kakız

Muhammed Cihan Kakız

URFADEGİŞİM KALEMİ

Burası Urfa benim babam!

07 Şubat 2020 - 08:42

Burası Urfa! torpil varsa da yaşarsın, torpilin yoksa da!
Malumunuz Şanlıurfa Peygamberler Şehri; her şeyin İslami kurallara uygun olmasının gerektiği ilk şehirlerden birisi…
Peki bu İslami kurallar bize neyi emrediyor; neye uyumamız gerektiğini neye uymamız gerektiğini söylüyor?
Naçizane benim fikrim İslami kuralların bize emrettiği en temel nokta helal ve haramı ayırt edebilmektir.
Helal ile paramı ayırt edebilen herkes dünyadaki bütün kötülüklerden sakınılması gerektiğini de çok iyi bilir. Bu kötülüklerin kendisi ve mensubu olduğu toplum için nelere mal oldu, onu da hesaplamış biridir. Bu açıdan olaya bakacak olursak helal ile haramı ayırt edebilen şahısların hele hele beytülmal bekçiliği yapmakla görevli olan şahıslar ise bunların helal ile haramı çok iyi ayırt edebilmesi şarttır emirdir...
Peki günümüzde bu şartlara ve emirlere uyan kaç tane beytülmal bekçisi var?
Bu beytülmal bekçileri gerçek manada işin ehli mi?
Bu beytülmal bekçileri, gerçek manada birer sınava tabi tutulup belli bir eğitim aldıktan sonra mı işinin başına geçti?
Yine naçizane fikrim ben bunun böyle yapıldığını hiç zannetmiyorum!!.
Şimdi siz soracaksınız 'sen bunu nereden biliyorsun; neden bu kadar eminsin?'  diye.
Ben bundan adamın hası olması gibi eminim...
Örneklemek gerekirse;
Adam belediyede çalışıyor ancak belediyedeki görevinin dışında her türlü işe imza atıyor. Bir bakıyorsunuz kamu kurumda çalışan adam elinde ulusal bir kanalın mikrofonuyla torpilli bir siyasetçi yakalamış ekranda ona yalakalık etme derdinde. Yine bakıyorsun aynı şahıs elinde fotoğraf makinesi dağ taş geziyor karga peşine düşüyor. 
Diğer taraftan bakıyorsun adam belediyede çalışıyor, televizyon ekranlarında canlı yayında haber sunmanın derdinde. Peki kardeşim sormazlar mı sana sen belediyeden maaş alıyorsun yoksa televizyondan mı?
Ha 'mesela maaş meselesi değil' diyorsanız yine sorarlar size 'mecburiyetiniz ne?' diye...
Dönüp diğer tarafa bakıyorsun adam çorap değiştirir gibi kurum değiştiriyor. Yıllarca bir belediyede çalışıyormuş gibi yapıp maaşını aldıktan sonra canı sıkılıyor, dönüp bu sefer şehir merkezinde işlerin gayet iyi olduğu bir belediyede oturup bedavadan maaş almanın derdine düşüyor ve alıyor da.
Ha bu adam da canı istediği zaman ara sıra koşup televizyonda haber sunuyor ve kendi tatmin ediyor.
Bu noktaya çok merak ettiğim bir soru sormak istiyorum.
Sizin hakkınızdaki güvendiğiniz güç yoksa ekranlarını yalayıp yuttuğunuz televizyon kanalı mı?
Şimdi bunca şeyden sonra vatandaş olarak haklı olarak soracaksınız 'bunu gören bir belediye Başkanı yok mu?' diye.
Elbette bunu gören belediye Başkanı değil, belediye başkanları var...
Bu belediye başkanları demek ki kendilerinden korkacak kadar çok işe imza atmışlar ki bu adamlara eyvallah etmek zorunda kalıyorlar.
Yoksa hiçbir vicdan sahibi insan bu kadar haram şeye isteyerek imza atmaz.
Yani imza atıyorsa İslamın temel şartlarından olan helali haramı ayırt edemeyecek kadar liyakatsiz sıradan bir insandır.
Biz vicdan sahibi insanlar bu vicdansız insanları ortaya çıkarıp devletimizin, milletimizin kaynaklarını sömürmelerine izin vermemek için elimizden geleni yapmak için çalışmalıyız.
Aksi halde böyle devam etmesi durumunda bir Libya, Suriye, Irak olacağız...

YORUMLAR

  • 0 Yorum