Cezaevlerinde ifade özgürlüğü
Reklam
Reklam
Ahmet Doğan

Ahmet Doğan

Sorgulama

Cezaevlerinde ifade özgürlüğü

11 Haziran 2019 - 09:24

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği, Türkiye Hapishane Çalışmaları Merkezi (CİSST/ TCPS), Hapishanelerde İfade Özgürlüğü Projesi başlıklı raporunu Nisan 2019'da yayımladı.

İsveç Konsolosluğu'nun desteğiyle yürütülen proje ile 2017-2018 yılları arasında cezaevlerinden derneğe gönderilen mektuplar, danışma hattına gelen telefon aramaları, avukat görüşleri ve basında çıkan haberlerle mahpusların ifade özgürlüğü kapsamında yaşadığı sorunlar izlenip raporlanmış.

Raporda, cezaevlerinde iletişimin sınırlandırılması, kitap ve yazılı diğer basına ulaşmada yaşanan engeller, haber alma araçlarına getirilen kısıtlamalar, aile görüşlerinde yaşanan aksaklıklar, adalete erişim kapsamında avukat görüşleri ve dilekçelerle ilgili yaşanan sorunlar ele alınmış.

Rapor hazırlanırken mahpuslar arasında din, dil, ırk, etnik köken, sosyo – ekonomik  durum, cinsiyet kimliği, cinsel yönelim, siyasi görüş ve suç tipi ayrımı yapılmadığı ayrıca vurgulanmış.

Berivan E. Korkut ve Hilal Başak Demirbaş imzasıyla hazırlanan raporda, 2017 yılında derneğe 158 farklı hapishaneden, bin 498 mahpus tarafından, toplamda 2 bin 196 mektup gönderildiği belirtilmiş. Bunların içinden rastgele örneklem ile bin mektup seçilmiş, ve  seçilen bin mektup 76 farklı hapishaneden, 312 farklı mahpus tarafından gönderildiği belirtilmiş.

2018 yılı içerisinde, derneğe 204 farklı hapishaneden 2 bin 373 mahpus tarafından toplamda bin 660 mektup gönderildiği de ayrıca belirtilmiş.

2018 yılı boyunca derneğe ulaşan bin 660 mektubun içinde 74 farklı hapishaneden, 399 farklı mahpustan ifade özgürlüğü kaynaklı sorunların anlatıldığı mektup alındığı da yazılmış.

Rapora göre özellikle OHAL sonrası cezaevlerindeki uygulamalarla ilgili gelen bazı şikayetler şöyle:

-Koğuş aramaları çok sık ve provokatif şekilde yapılıyor, aramalar gecenin geç saatlerinde, ani baskınlar şeklinde yapılarak mahpuslar sürekli psikolojik baskı altında tutuluyor.
-Tek tip tıraş dayatılıyor, ayakta sayım vermeleri isteniyor, kabul etmedikleri takdirde sürekli disiplin cezaları veriliyor veya darp ediliyor.

-Mahpusların koridorda askeri nizam tek sıra halinde yürümeleri isteniyor.

- Koğuş havalandırmasının üzerine tel çekilerek gün ışığından ve temiz havadan yeterince faydalanmaları engelleniyor.

-Havalandırma kapıları bilinçli olarak geç açılıp erken kapatılıyor.

- Yemek çeşitliliğinde ve kalitesinde ciddi bir düşüş yaşanıyor, yemekler yeteri miktarda verilmiyor.

2017 yılında şikâyette bulunan 312 mahpustan yüzde 70'i siyasi, yüzde 30'u adli; 2018'de başvuru yapan 399 mahpustan yüzde 88'inin siyasi ve yüzde 22'sinin adli olduğu bildirilen raporda, siyasi mahpus sayısının adli mahpus oranından fazla olduğu vurgulanıyor. Rapor şöyle devam ediyor:
“Dernek olarak 2017-2018 yılları arasında aldığımız şikâyetlerde toplatma kararı bulunmayan birçok kitap, dergi ve gazetenin hapishaneye alınmadığını ve süreli/süresiz yayınlara erişimde ciddi sıkıntılar yaşandığını söyleyebiliriz. Önceki yıllarda hapishaneye alınan birçok kitap OHAL sonrası sakıncalı bulunmaya başlanmış, kitap kısıtlamalarında oldukça ciddi bir artış yaşanmıştır. Örneğin okuma komisyonları tarafından daha önce kuruma alınan kitaplar koğuş aramalarında sakıncalı bulunarak toplatılmış veya mahpuslar farklı bir kuruma sevk edilirken bu kitaplara el konulmuştur.”


Mahpusların mektuplarına sakıncalı olduğu gerekçesiyle el konulduktan sonra, gönderilmeyen mektup üzerinden mahpusa disiplin cezası verildiği ve dava açıldığı kaydedilen raporda şöyle deniliyor:

“Herhangi bir yargı makamının bir düşünceyi suç olarak niteleyebilmesi için kamuoyuna aleni olarak ulaşmış olması gerekir. Buna rağmen OHAL sonrası dönemde el konulan mektuplar üzerinden kendilerine dava açıldığını belirten mahpusların sayısında artış gözlemlenmiştir.”
 TV yayınlarının kısıtlı olduğu, AM frekanslı radyolara el konulduğu öne sürülen raporda şu önerilerde bulunuldu:

-Yasaklanmamış ve toplatılma kararı verilmeyen kitapların ve süreli yayınların çok istisnai durumlar dışında engellenmemesi.

- Bu engellemelerin her hapishanede farklı uygulanmaması ve bu konuda önlemler alınması, sınırlamaların çerçevesinin belirlenmesi ve geniş takdir yetkisinin hak ve özgürlükler lehine düzenlenmesi.
-Toplatma kararı olmayan tüm süreli yayınların mahpuslara verilmesi.

-Radyolarda FM bandı dışındaki bantlarda yapılan yayınların da dinlenilmesinin sağlanması.

-RTÜK tarafından kapatma kararı olmayan ve tüm Türkiye tarafından izlenebilen kanalların mahpuslar tarafından da izlenebilmesi.

-Yabancı mahpusların kendi ana dillerindeki yayınlara ulaşmaları, koğuşlardaki kitap sayısı sınırlamasının kaldırılması.

- Posta ve aile aracılığıyla hapishaneye getirilen kitapların hapishaneye alınması ve mahpuslara ulaştırılması.
-İletişime yönelik disiplin cezalarının yaygın uygulanmasına ilişkin tedbir alınması ve uzun süreli izolasyona sebebiyet verecek şekilde uygulanmasının önlenmesi.

-Telefonda tekmil uygulamasının yönetmeliklerden çıkarılması.

YORUMLAR

  • 0 Yorum