'İntikam' ve 'Adalet' Aynı Şey Değil -1
Reklam
Reklam
Ahmet Doğan

Ahmet Doğan

Sorgulama

'İntikam' ve 'Adalet' Aynı Şey Değil -1

03 Mayıs 2019 - 09:18

Col­ga­te Üni­ver­si­te­sin­den Kevin Carls­mith, Vir­gi­nia Üni­ver­si­te­sin­den Ti­mothy Wil­son ve Har­vard Üni­ver­si­te­sin­den Da­ni­el Gil­bert bu ko­nu­da yap­tık­la­rı bir dizi araş­tır­ma ile fi­lo­zof Fran­cis Bacon’un, ‘’in­ti­kam bes­le­mek, nor­mal­de kısa sü­re­de iyi­li­şecek bir ya­ra­yı sü­rek­li ka­şı­ya­rak açık tut­mak­tır’’ sö­zü­nü doğ­ru­lar ni­te­lik­tey­di.

Yap­tık­la­rı bir sos­yal de­ney­de bu araş­tır­ma ekibi, dört ki­şi­lik bir gru­bun her bir üye­si­ne 1 dolar verdi. Bu 1 do­la­rı is­ter­ler­se gru­bun ortak ka­sa­sı­na ya­tı­ra­bi­le­cek­le­ri, is­ter­ler­se ken­di­le­ri­ne tu­ta­bi­le­cek­le­ri söy­len­di.

Ya­tı­rı­mı teş­vik etmek için de gru­bun top­lam pa­ra­sı­na yüzde 40 kar payı vaat et­ti­ler. 

Grup için en karlı ya­tı­rım, her­ke­sin pa­ra­sı­nı grup ka­sa­sı­na ya­tır­ma­sıy­dı.Bi­rey­sel açı­dan en karlı gö­rü­nen ise 1 do­la­rı­nı ken­di­ne tutup üs­tü­ne de di­ğer­le­ri­nin pa­ra­sıy­la olu­şa­cak ya­tı­rım­dan 25 cent’lik ekst­ra gelir elde et­mek­ti.​Yani, araş­tır­ma­cı­la­rın de­yi­şi ile ‘be­leş­çi’ ta­kıl­mak­tı.

De­ne­yin so­nun­da denek grubu iç­le­rin­den bir ki­şi­nin giz­li­ce be­leş­çi ol­du­ğu­nu öğ­ren­di­ler.Bu ki­şi­nin araş­tır­ma­cı­la­rın gizli yön­len­dir­me­siy­le be­leş­çi ol­du­ğu­nu ise bil­mi­yor­lar­dı.Kız­gın­lık ve enayi ye­ri­ne ko­nul­muş his­si­ne 
ka­pıl­dı­lar.

Gru­bun, araş­tır­ma­cı­lar­ca ‘ce­za­lan­dı­rı­cı ol­ma­yan­lar’ diye ni­te­len­di­ri­len üye­le­ri­ne bir in­ti­kam fır­sa­tı ve­ril­me­di.​Araştır­ma­cı­la­rın ‘ce­za­lan­dı­rı­cı’ diye ad­lan­dır­dı­ğı de­nek­le­re ise, be­leş­çi­nin son­ra­ki ge­li­ri­ni dü­şür­me ce­za­sı im­ka­nı ve­ri­le­rek in­ti­kam al­ma­la­rı sağ­lan­dı. 

Hem ce­za­lan­dı­rı­cı­la­rın hem de ce­za­lan­dı­rı­cı ol­ma­yan­la­rın duy­gu­sal du­rum­la­rı hem oyu­nun hemen ar­dın­dan hem de 10 da­ki­ka geç­tik­ten sonra iki kez öl­çül­dü. Bir de ‘göz­lem­ci’ grup oluş­tu­rul­muş­tu.

Duy­gu­sal test so­nuç­la­rı tam da Bacon’un tes­pi­tin­de­ki gi­biy­di. Ce­za­lan­dı­rı­cı­lar, dı­şar­dan göz­lem­ci gru­bun ‘bize ya­pıl­say­dı his­se­der­dik’ de­di­ği dü­zey­den bile daha kötü his­se­di­yor­du ken­di­si­ni. Daha da çar­pı­cı olanı, ce­za­lan­dı­rı­cı grup in­ti­kam al­ma­la­rı­na rağ­men, ce­za­lan­dı­rı­cı ol­ma­yan­lar­dan bile daha kötü his­set­me­ye devam edi­yor­du. Oyun­dan 10 da­ki­ka sonra ya­pı­lan test­te ce­za­lan­dı­rı­cı­la­rın, be­leş­çi­le­re olan öf­ke­si­nin hala din­me­di­ği ve diğer iki grup­ta­ki­ler­den çok daha fazla ola­rak devam et­ti­ği tes­pit edil­di. 

Ka­fa­la­rı­nın için­de sü­rek­li bu öf­ke­nin dön­me­siy­le, bir türlü ko­nu­yu aşa­mı­yor­lar­dı.

Jo­ur­nal of Per­so­na­lity and So­ci­al Psyc­ho­logy der­gi­sin­de 2008 yı­lın­da ya­yın­la­nan araş­tır­ma­la­rın­da, in­san­la­rın, in­ti­ka­mın ken­di­le­ri­ni daha iyi his­set­me­le­ri­ni sağ­la­ya­ca­ğı ve yine in­ti­ka­mın iç­le­rin­de­ki ya­ra­yı ta­ma­men ka­pa­ta­ca­ğı ko­nu­sun­da yay­gın bir ya­nıl­gı­ya sahip ol­duk­la­rı vur­gu­lan­dı. 

Oy­sa­ki ger­çek­te in­ti­kam alan sü­rek­li kendi ya­ra­sı­nı de­şe­rek, in­ti­kam şansı bu­la­ma­yıp ha­ya­tı­na devam eden­den daha kötü his­se­di­yor­du. İnti­kam fır­sa­tı ol­ma­yan ise ha­ya­tın­da yeni şey­ler­le meş­gul olup, daha hızlı unu­tu­yor ve daha mutlu olu­yor­du.
İnti­ka­mın te­me­lin­de yatan iddia ‘ada­le­ti sağ­la­mak‘tır. 

Oysa dav­ra­nış psi­ko­lo­ji­si araş­tır­ma­la­rı, in­ti­ka­mın bir top­lum­da ada­le­ti tesis et­mek­ten çok, uy­gar­lı­ğın ip­ti­dai ol­du­ğu köy or­tam­la­rın­da­ki kan da­va­la­rın­da sıkça rast­la­nıl­dı­ğı gibi, kar­şı­lık­lı bir in­ti­kam­lar kısır dön­gü­sü ya­rat­tı­ğı­nı da tes­pit edi­yor­du. İnti­kam moral denge ya­ra­tan bir dav­ra­nış de­ğil­di.

‘Ada­let­siz­li­ği gi­der­me’ id­di­ası üze­ri­ne ku­ru­lu in­ti­ka­mın temel so­ru­nu şu ki, ‘ada­let’in te­ra­zi­si ki­şi­den ki­şi­ye, bakış açı­sın­dan bakış açı­sı­na de­ğiş­ken­lik gös­te­re­bi­len bir şey. 

Ada­let te­ra­zi­si in­san­la­rın in­sa­fı­na bı­ra­kı­la­maz. Yar­gı­nın, top­lum­dan ve dev­let yö­ne­ti­min­den ba­ğım­sız­lı­ğı­nın doğuş ne­de­ni de budur. 

New York Eya­let Üni­ver­si­te­sin­den Ar­le­ne Stil­l­well’in yap­tı­ğı bir araş­tır­ma bunu doğ­ru­la­yan bir tes­pit­te bu­lu­na­cak­tı. Sti­l­well, gö­rüş­tü­ğü de­nek­le­re ha­yat­la­rın­dan iki de­ne­yim­le­ri­ni pay­laş­ma­la­rı­nı is­te­ye­cek­ti. 

Bi­rin­de ken­di­le­ri­ne ya­pı­lan hak­sız­lı­ğa kar­şı­lık verme fır­sa­tı bul­duk­la­rı bir anı­la­rı­nı, di­ğe­rin­de ise bir dav­ra­nış­la­rın­dan olum­suz et­ki­le­nen başka bi­ri­nin ken­di­le­rin­den in­ti­kam al­dı­ğı bir anı­la­rı­nı an­lat­ma­la­rı is­ten­di. 

De­nek­le­rin an­la­tı­mın­da, ken­di­le­ri in­ti­kam­cı ol­duk­la­rı anı­la­rın­da, dav­ra­nış­la­rı­nı son de­re­ce hakça ve adil gör­dük­le­ri ancak, ken­di­le­ri­nin in­ti­kam alı­nan ol­duk­la­rı anı­la­rın­da ise, ken­di­le­ri­ne oran­tı­sız bir kar­şı­lık ve­ri­le­rek hak­sız­lık ya­pıl­dı­ğı­nı dü­şün­dük­le­ri göz­lem­len­di. 

Bu as­lın­da in­ti­ka­mın neden döngü ya­ra­tan bir şey ol­du­ğu­nu da açık­la­yan şey. İnti­kam alı­nan, ken­di­si­nin oran­tı­sız bir kar­şı­lık gör­dü­ğü­nü dü­şü­ne­rek yeni bir kar­şı­lık verme ih­ti­ya­cı his­se­di­yor. Kan da­va­sı, ta­ma­men bu men­ta­li­te üze­rin­den ku­şak­lar bo­yun­ca sü­re­bi­len bir me­ka­niz­ma.

Psi­ko­log Leon Selt­zer da, Psyc­ho­logy Today’de ya­yı­nan­lan bir ya­zı­sın­da, tarih bo­yun­ca ‘ada­let’ ve ‘in­ti­kam’ın sık­lık­la bir­bi­ri­ne ka­rış­tı­rıl­dı­ğı­na dik­ka­ti­mi­zi çe­ki­yor.

21’nci yüz­yıl­da dün­ya­nın hala bir çok ip­ti­dai top­lu­mun­da da in­ti­kam, ada­let id­di­asıy­la su­nul­ma­ya devam edi­yor. 
(De­va­mı ge­lecek)

YORUMLAR

  • 0 Yorum